SIRT
Sırt ağrıları, bel ve boyun bölgelerine kıyasla daha az konuşulsa da, yaşam kalitesini derinden sarsan ve çoğu zaman “kulunçtur, geçer” denilerek tehlikeli bir şekilde ihmal edilen sorunlardır. Gün boyu masa başında veya direksiyon karşısında öne eğik pozisyonda geçirilen saatler, sırt omurgamızda ciddi mekanik arızalara zemin hazırlar. Sırtınızda hissettiğiniz ve nefes almanızı bile zorlaştıran o batma, yanma ve gerginlik hissi; basit bir yorgunluk değil, omurganızın şekil değiştirmeye (kamburlaşmaya) başladığının veya fıtık/kireçlenme gibi yapısal bir hasarın en büyük sinyalidir.
SIRT (TORAKAL) ANATOMİSİ
Sırt bölgemiz (Torakal bölge), boynumuzun bittiği yerden belimizin başladığı yere kadar uzanan, 12 adet omurdan (T1’den T12’ye) oluşan oldukça sağlam bir yapıdır.
- Kaburga Kafesi Bağlantısı: Boyun ve bel omurgasından farklı olarak, sırt omurları kaburgalarla (göğüs kafesiyle) eklem yapar. Bu yapı kalbimizi ve akciğerlerimizi korur. Bu nedenle sırt bölgesi daha az hareketlidir ve daha stabildir.
- Diskler: Omurların arasında esnekliği sağlayan kıkırdak diskler bulunur. Sırt bölgesinin hareketi kısıtlı olduğu için bu disklerin yırtılması (sırt fıtığı) nadirdir, ancak olduğunda çok tehlikelidir.
- Dar Omurilik Kanalı: Sırt omurlarının içinden geçen omurilik kanalı, boyun ve bele göre çok daha dardır. Bu yüzden burada oluşacak ufak bir kitle veya fıtık, omuriliği doğrudan ve şiddetli bir şekilde ezer.
- Kürek Kemikleri (Skapula) ve Kas Ağı: Sırtımız, kolları ve omuzları hareket ettiren devasa ve çok katmanlı bir kas ağıyla (Trapez, Rhomboid kasları) kaplıdır.
SIK GÖRÜLEN SIRT HASTALIKLARI
Sırt bölgesinin hareket kısıtlılığı onu fıtıklardan bir nebze korusa da, duruş bozukluklarına ve kırıklara karşı tamamen savunmasız bırakır. Kliniğimizde tedavi ettiğimiz en yaygın sırt hastalıkları şunlardır:
1. Duruş Bozuklukları ve Kifoz (Kamburluk): Sürekli öne eğik çalışmak, bilgisayar ekranına veya telefona gömülmek, sırtın doğal kıvrımını bozarak aşırı yuvarlaklaşmasına (Postüral Kifoz) neden olur. Kaslar bu yanlış açıyı dengelemek için sürekli kasılı kalır. Kürek kemiklerinin arasında sürekli bir yanma, batma ve yorgunluk hissi yaratır. İleri yaşlarda veya gelişim çağında (Scheuermann Kifozu) omurların kama şeklini almasıyla kalıcı kamburluk oluşabilir.
2. Skolyoz (Omurga Eğriliği): Omurganın sağa veya sola doğru “S” veya “C” şeklinde eğrilerek deforme olmasıdır. Genellikle ergenlik döneminde (İdiyopatik Skolyoz) belirti verse de, yetişkinlikte kireçlenme ve disk çökmesiyle de (Dejeneratif Skolyoz) ortaya çıkabilir. Sırtta asimetri, bir omuzun diğerinden yüksek olması, sırtta tümsek oluşumu ve şiddetli kronik ağrı ile kendini gösterir.
3. Omurgada Çökme Kırıkları (Osteoporotik Kırıklar): İleri yaşlarda kemik erimesi (Osteoporoz) olan hastalarda en sık sırt (Torakal) bölgesinde görülür. Kemik kalitesi o kadar zayıflar ki; bazen sadece hapşırmak, öksürmek veya ufak bir eşya kaldırmak bile sırt omurunun kendi içine çökerek kırılmasına neden olur. Aniden başlayan, nefes kestirici ve dayanılmaz bir sırt ağrısı yaratır.
4. Sırt Fıtığı (Torakal Disk Hernisi): Boyun ve bel fıtığına göre çok nadir görülür ancak anatomik yapı gereği çok daha tehlikelidir. Sırt bölgesindeki omurilik kanalı dar olduğu için, patlayan fıtık doğrudan omuriliği ezer. Sırttan göğse doğru yayılan (kalp krizini taklit eden) kuşak tarzı ağrılar, bacaklarda ani güç ve his kaybı, bağırsak/mesane kontrolünün yitirilmesi (felç tablosu) gibi çok acil sonuçlar doğurabilir.
5. Miyofasiyal Ağrı Sendromu ve Fibromiyalji (Kulunçlar): Halk arasında “kulunç” olarak bilinen, sırttaki geniş kas gruplarının (özellikle kürek kemikleri etrafının) stres, soğuk veya kötü ergonomi nedeniyle spazm geçirmesidir. Kasta kan akışının bozulduğu “tetik noktalar” (sert düğümler) oluşur. Bastırmakla sırttan boyna ve kola yayılan şiddetli ağrılar yapar.
6. Sırt Omurlarında Kireçlenme (Torakal Osteoartrit): Yaşlanma, aşırı yıpranma veya geçmişte yaşanan travmalara bağlı olarak, sırt omurlarını birbirine bağlayan faset eklemlerinin kıkırdaklarının aşınmasıdır. Özellikle sabahları sırtta ciddi bir sertlik ve hareketle artan kıtırtı/sürtünme hissi yaratır.
SIRT SORUNLARINDAN KORUNMAK İÇİN ALTIN KURALLAR
Artroskopik menisküs ameliyatı, diz ekleminde oluşan menisküs yırtıklarının kapalı yöntemle tedavi edilmesini sağlayan modern ve güvenli bir cerrahi işlemdir. Bu yöntem, dizde ağrı, kilitlenme, şişlik ve hareket kısıtlılığı yaşayan hastalarda etkili sonuçlar sunar.
Ameliyat sırasında diz çevresinde açılan küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler yerleştirilir. Hasarlı menisküs dokusu onarılır veya yırtık bölüm çıkarılır. Kapalı menisküs ameliyatı, açık cerrahiye göre daha az doku hasarı, daha hızlı iyileşme süreci ve kısa hastanede kalış süresi avantajı sağlar.
Ameliyat sonrası çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir. Uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi teknik ile artroskopik menisküs ameliyatı, diz sağlığını korumada etkili bir çözümdür.
SIRT HASTALIKLARINDA UYGULANAN MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Sırt bölgesi çok spesifik bir alandır. Tedavi, ağrının kaynağının kas mı, kıkırdak mı yoksa kemik mi olduğuna göre net bir şekilde belirlenir.
A. Konservatif (Ameliyatsız) Tedaviler
Yapısal ve acil bir sinir baskısı yoksa, ilk seçenek daima ameliyatsız yöntemlerdir.
- Tetik Nokta Enjeksiyonları ve Kuru İğneleme: İnatçı kulunçlarda (miyofasiyal ağrı) kasın içindeki düğümlenmiş (kanlanmayan) bölgeye yapılan iğnelemelerle kas spazmı anında çözülür.
- Fizik Tedavi ve Kişiye Özel Egzersiz: Duruş bozukluklarında (kifoz) özel cihazlar ve germe egzersizleriyle kısalmış göğüs kasları uzatılır, zayıflamış sırt kasları güçlendirilir. Gerekli durumlarda dik duruş korseleri tedaviye destek olarak kullanılır.
- Radyofrekans ve Faset Enjeksiyonları: Sırt kireçlenmelerinde (osteoartrit) ağrıyı taşıyan küçük sinir uçlarına radyofrekans (ısı) uygulanarak veya direkt ekleme ilaç verilerek ağrı şalteri kapatılır.
B. Cerrahi Tedavi Yöntemleri (Gelişmiş Omurga Cerrahisi)
Sırt bölgesinde cerrahi, sıfır hata toleransı gerektirir. Sadece mutlak gereklilik olan ilerlemiş vakalarda uygulanır.
- Kifoplasti / Vertebroplasti (Kemik Çimentosu): Osteoporoza veya travmaya bağlı omurga çökme kırıklarında uygulanan mucizevi kapalı yöntemdir. Hastanın sırtından bir iğne ile kırık omurun içine girilir, sönmüş bir balon gibi çöken kemik bir balonla şişirilir ve oluşan boşluğa tıbbi çimento (PMMA) sıkılır. Çimento 15 dakikada donar, kırık sabitlenir ve hasta ertesi gün ağrısız bir şekilde ayağa kalkar.
- Skolyoz ve Kifoz Cerrahisi (Spinal Füzyon): Eğriliğin ameliyat sınırını aştığı, akciğer ve kalbe baskı yaptığı Skolyoz ve Kifoz (Kamburluk) vakalarında uygulanır. Eğrilmiş olan sırt omurları, insan doğasına tam uyumlu titanyum vida ve çubuk sistemleriyle düzeltilip birbirine sabitlenir (füzyon). Omurgaya kusursuz bir diklik ve mekanik denge kazandırılır.
- Torakal Mikrocerrahi (Sırt Fıtığı Ameliyatı): Omuriliği ezen ve felç riski yaratan patlamış sırt fıtıklarında uygulanan, üst düzey mikroskobik cerrahidir. Omuriliğe milimetrik bir zarar dahi vermeden, özel koridorlardan girilerek fıtık parçası temizlenir.
Neden Op. Dr. Fatih Volkan Tercan?
Torakal (sırt) omurga bölgesi, hemen önündeki kalp, akciğerler ve içinden geçen dar omurilik kanalı sebebiyle, insan vücudunun cerrahi açıdan en riskli ve zorlu anatomik alanlarından biridir.
Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, sırt omurga cerrahisindeki derin biyomekanik vizyonuyla; gereksiz hiçbir açık ameliyat riskini almaz. İnatçı kas ağrılarından, kemik erimesine bağlı çökme kırıklarına ve komplike skolyoz cerrahilerine kadar tüm süreçler; kişiye özel planlanır. Omurgadaki kırıkları saatler içinde donduran Kifoplasti (çimentolama) gibi kapalı tekniklerden, son teknoloji enstrümantasyon (vida) sistemlerine kadar en modern cerrahi silahları kullanır. Amaç hastayı sadece ağrıdan kurtarmak değil, omurganın hayati taşıyıcı kolon işlevini sıfır hasar ve maksimum güvenlikle yeniden inşa etmektir.
