Op. Dr. Fatih Volkan Tercan

KALÇA


    İLETİŞİM FORMU


    Randevu almak ve tüm sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.
    Sağlık danışmanlarımız en kısa sürede size dönüş yapacaktır.

    KALÇA

    Kalça eklemi, vücudumuzun üst kısmının tüm ağırlığını bacaklara aktaran ve hareket özgürlüğümüzün merkezinde yer alan en büyük, en sağlam taşıyıcı kolonumuzdur. Ancak bu muazzam taşıyıcı kapasite, onu aynı zamanda yıpranmaya ve hastalıklara karşı son derece açık hale getirir. Genellikle kasık bölgesine, dış yana veya kaba etlere vuran kalça ağrıları; basit bir kas zorlanması olabileceği gibi, kemik çürümesinin veya geri döndürülemez bir kireçlenmenin de habercisi olabilir. Modern ortopedi ve ileri teknolojik cerrahi yöntemlerle, yaşınız kaç olursa olsun bu ağrılara mahkum değilsiniz.

    KALÇA EKLEMİ ANATOMİSİ

    Kalçamız, kusursuz çalışan bir “top ve yuva” (ball-and-socket) eklemidir. Sadece kemiklerden değil, mükemmel bir süspansiyon sisteminden oluşur:

    • Femur Başı (Top): Uyluk kemiğinin (femur) en üstündeki, mükemmel pürüzsüzlükte yuvarlak yapıdır.
    • Asetabulum (Yuva): Leğen kemiğinde (pelvis) bulunan ve femur başının içine tam olarak oturduğu çanak şeklindeki yuvadır.
    • Kıkırdak: Hem topun hem de yuvanın yüzeyi, sürtünmeyi sıfıra indiren buz gibi kaygan ve kalın bir kıkırdak tabakasıyla kaplıdır.
    • Labrum: Yuvanın etrafını bir conta gibi saran, eklemin stabilitesini sağlayan ve vakum etkisi yaratan kıkırdakmsı bir halkadır.

    KALÇA EKLEMİ ANATOMİSİ

    Kalçamız, kusursuz çalışan bir “top ve yuva” (ball-and-socket) eklemidir. Sadece kemiklerden değil, mükemmel bir süspansiyon sisteminden oluşur:

    • Femur Başı (Top): Uyluk kemiğinin (femur) en üstündeki, mükemmel pürüzsüzlükte yuvarlak yapıdır.
    • Asetabulum (Yuva): Leğen kemiğinde (pelvis) bulunan ve femur başının içine tam olarak oturduğu çanak şeklindeki yuvadır.
    • Kıkırdak ve Eklem Sıvısı: Hem topun hem de yuvanın yüzeyi, sürtünmeyi sıfıra indiren buz gibi kaygan ve kalın bir kıkırdak tabakasıyla kaplıdır.
    • Labrum: Yuvanın etrafını bir conta gibi saran, eklemin stabilitesini sağlayan ve vakum etkisi yaratan kıkırdakmsı bir halkadır.
    • Kapsül ve Bağlar: Tüm bu sistemi dışarıdan çelik bir halat gibi saran, vücudun en güçlü bağ dokusudur.

    SIK GÖRÜLEN KALÇA HASTALIKLARI

    Kalça ağrısının yeri, hastalığın kimliğidir. Kasık ağrısı genellikle eklemin kendi içinden, dış yan ağrılar ise kas ve tendonlardan kaynaklanır. Kliniğimizde en sık tedavi ettiğimiz kalça sorunları şunlardır:

    1. Kalça Kireçlenmesi (Koksartroz): İlerleyen yaş, aşırı kilo, genetik yatkınlık veya geçirilmiş travmalar sonucu, femur başı ve yuvayı kaplayan o pürüzsüz kıkırdağın tamamen aşınmasıdır. Kemik kemiğe sürter. En tipik belirtisi kasık bölgesinde başlayan ve dize doğru inen şiddetli ağrıdır. Zamanla bacak kısalır, hasta çorabını giyemez, tırnağını kesemez ve belirgin bir şekilde topallamaya başlar.

    2. Avasküler Nekroz (AVN – Kemik Çürümesi): Femur başına giden kan akışının bozulması sonucu, o bölgedeki kemiğin beslenemeyerek ölmesi (çürümesi) ve zamanla kendi içine çökmesidir. En büyük sebepleri; uzun süreli yüksek doz kortizon kullanımı, aşırı alkol tüketimi veya şiddetli kalça travmalarıdır. Kireçlenmenin aksine genç yaşlarda (30-50) da çok sık görülür. Erken müdahale edilmezse kalça eklemi tamamen çöker.

    3. Kalça Sıkışma Sendromu (Femoroasetabular Impingement – FAI): Topun (femur başı) veya yuvanın (asetabulum) kenarlarında doğuştan gelen veya sporla sonradan oluşan ekstra kemik çıkıntılarıdır. Özellikle derin çökme (squat), bağdaş kurma veya arabadan inme gibi hareketlerde bu fazla kemikler birbirine çarpar, eklemi saran “Labrum” contasına zarar verir ve yırtar. Özellikle genç ve aktif bireylerde görülen kasık ağrılarının bir numaralı sebebidir.

    4. Gelişimsel Kalça Çıkığı (Kalça Displazisi): Bebeklik döneminde yuvanın (asetabulum) yeterince derin gelişmemesi ve topun yuva dışında kalmasıdır. Erken çocuklukta teşhis edilip tedavi edilmezse, 20’li veya 30’lu yaşlarda yuva çok sığ olduğu için kıkırdak hızla aşınır ve erken yaşta şiddetli kireçlenmeye yol açar.

    5. Trokanterik Bursit ve Gluteal Tendinit: Kalçanın dış yan tarafında, kemik çıkıntısının (Büyük Trokanter) üzerini koruyan sıvı dolu keseciğin (bursa) iltihaplanmasıdır. Gece o tarafın üzerine yatıldığında uykudan uyandıran şiddetli dış kalça ağrısı yapar. Genellikle aşırı yürüyüş veya kalça kaslarındaki zayıflık nedeniyle ortaya çıkar.

    KALÇA SORUNLARINDAN KORUNMAK İÇİN ALTIN KURALLAR

    Omuz eklemi vücudun en hareketli eklemidir ve bu nedenle yaralanma, yırtık ve aşınma sorunları oldukça sık görülür. Omuz eklemi vücudun en hareketli eklemidir ve bu nedenle yaralanma, yırtık ve aşınma sorunları oldukça sık görülür. Bu problemlerin modern ve etkili tedavisinde en çok tercih edilen yöntem Omuz artroskopisi yöntemidir. Halk arasında kapalı omuz ameliyatı olarak bilinen bu teknik, küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler ile omuz eklemi içine girilerek yapılan ileri düzey bir cerrahi uygulamadır. Günümüzde birçok omuz hastalığında açık ameliyata göre daha hızlı iyileşme ve daha az ağrı avantajı sağlar. Omuz artroskopi ameliyatı, hem tanı hem de tedavi amacıyla uygulanabilir. Omuz eklemi içine yerleştirilen kamera sayesinde tüm yapılar büyütülerek incelenir ve sorun aynı seansta tedavi edilir.

    KALÇA SORUNLARINDAN KORUNMAK İÇİN ALTIN KURALLAR

    Mekanik bir parçayı korumanın tek yolu, üzerine binen stresi yönetmektir. Kalçanızı korumak için taviz vermemeniz gereken kurallar şunlardır:

    • Kilonuzu Kontrol Altında Tutun: Yürürken her adımda kalça ekleminize vücut ağırlığınızın 3 katı, merdiven çıkarken ise 5 katı yük biner. Sadece 5 kilo vermek bile kalçanızdan her adımda 15 kilo yükü almak demektir.
    • Yere Çömelme (Squat) Mekaniği: Yerden bir şey alırken veya spor yaparken dizleri aşırı bükerek tam çökme pozisyonları (deep squat), kalça ekleminde sıkışmaya ve kıkırdak hasarına yol açar. Hareketi kalçadan değil, dizden yapmayı öğrenin.
    • Bilinçsiz Kortizon Kullanımından Kaçının: Başka hastalıklar için doktor kontrolü dışında kullanılan uzun süreli kortizon ilaçları, kalça kemiğine giden damarları tıkayarak (Avasküler Nekroz) kemik çürümesine yol açan en büyük sessiz tehlikedir.
    • Ekleme Dost Sporlar Seçin: Sert zeminlerde sürekli koşmak (maraton vb.) kalçadaki şok emici kıkırdağı tüketir. Bunun yerine yüzme, bisiklet ve eliptik bisiklet gibi vücut ağırlığını eklemden alan ve çevresel kasları güçlendiren sporları tercih edin.
    • Doğuştan Gelen Sinyalleri İhmal Etmeyin: Bebeklikte kalça ultrasonunu kesinlikle atlamayın. Ailenizde erken yaşta kalça protezi olan birileri varsa, kasık ağrısı hissettiğiniz an bunu “kas çekmesidir” diyerek geçiştirmeyin.

    KALÇA HASTALIKLARINDA UYGULANAN MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    A. Konservatif (Ameliyatsız) Tedaviler

    Eğer kıkırdak tamamen yok olmamış veya kemik çökmemişse, ilk aşama eklemi kurtarmaya yöneliktir.

    • Eklem İçi Enjeksiyonlar: Ultrason veya skopi (röntgen) eşliğinde, direkt kalça ekleminin içine uygulanan kortizon veya hyalüronik asit (sıvı takviyesi) enjeksiyonları ağrıyı hızla keser ve hareket kabiliyetini artırır.
    • PRP ve Kök Hücre (SVF) Tedavisi: Özellikle erken evre kireçlenmelerde ve Avasküler Nekrozun (kemik çürümesinin) başlangıç aşamasında, hastanın kendi kanından veya karın yağından elde edilen hücrelerin ekleme verilerek hasarlı dokunun tamir edilmesi hedeflenir.
    • Fizik Tedavi: Kalça çevresi kaslarını (özellikle Gluteus Medius) güçlendirerek ekleme binen yükü azaltmak, başlangıç seviyesindeki ağrıların en etkili ilacıdır.

    B. Cerrahi Tedavi Yöntemleri (Gelişmiş Ortopedi)

    Ameliyatsız tedavilerin yetersiz kaldığı, hastanın gece ağrıdan uyuyamadığı ve yürüme mesafesinin kısaldığı durumlarda cerrahi müdahale altın standarttır.

    • Total Kalça Protezi (Artroplasti): Kalça kireçlenmesinin ve ileri evre kemik çürümesinin (AVN) kesin ve tek çözümüdür. Tamamen aşınmış olan top ve yuva; insan vücuduyla tam uyumlu, titanyum, seramik veya özel polietilen materyallerden üretilmiş yapay eklemlerle (protez) değiştirilir. Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü üzerine tam yük vererek yürütülür ve ağrısız eski hayatlarına geri dönerler.
    • Kalça Artroskopisi (Kapalı Ameliyat): Kalça sıkışma sendromu (FAI) ve Labrum yırtıklarında uygulanan üst düzey bir cerrahidir. Kalçaya açılan 0.5 cm’lik deliklerden kamera ile girilir, sıkışmaya neden olan fazla kemik törpülenir ve yırtık conta (labrum) özel çıpalarla dikilir. Kas kesilmediği için iyileşme son derece hızlıdır.
    • Core Dekompresyon (Kemik İçi Basınç Düşürme): Avasküler Nekrozun (kemik çürümesi) erken evrelerinde, kemik henüz çökmeden önce kurtarılması için yapılır. Çürüyen kemik bölgesine tüneller açılarak basınç düşürülür, bölgenin yeniden kanlanması ve canlanması sağlanır.
    • Parsiyel Kalça Protezi (Yarım Protez) Genellikle ileri yaşlardaki hastaların geçirdiği ani kalça kırıklarında hayat kurtarıcı bir yöntem olarak kullanılır. Total protezden farkı şudur: Leğen kemiğindeki “yuva” (asetabulum) sağlam olduğu için o kısma dokunulmaz, sadece kırılan “top” (femur başı) kısmı metal bir protezle değiştirilir. Amaç; kireçlenmeyi tedavi etmek değil, kalçası kırılan yaşlı hastayı ameliyatın ertesi günü derhal ayağa kaldırıp yürütmek ve yatağa bağımlı kalmasını engellemektir.
    • Yüzey Kaplama Protezi Özellikle genç, aktif ve ağır spor yapan erkek hastalarda tercih edilen “kemik koruyucu” bir üst düzey cerrahidir. Bu yöntemde uyluk kemiğinin (femur) baş kısmı tamamen kesilip atılmaz. Sadece hasarlı olan en üst yüzeyi tıraşlanır ve üzerine metalden pürüzsüz bir “şapka” (kaplama) geçirilir. Kemiğin büyük bir kısmı hastanın kendi orijinal kemiği olarak kaldığı için, ileride (20-30 yıl sonra) gerekebilecek ikinci bir protez ameliyatını çok daha kolay hale getirir.
    • 4. Sementli ve Sementsiz Protez Seçimi (Kemiğe Tutunma Yöntemleri) Bu terimler protezin markası değil, protezin hastanın kemiğine nasıl sabitleneceğini belirleyen hayati mühendislik teknikleridir:

    • Sementli (Çimentolu) Protez: İleri yaşlı veya ciddi kemik erimesi (osteoporoz) olan hastalarda kullanılır. Kemik zayıf olduğu için protez, tıbbi bir “kemik çimentosu” (Polimetilmetakrilat) kullanılarak kemiğin içine yapıştırılır ve anında maksimum sağlamlığa ulaşır.
    • Sementsiz Protez: Genç ve kemik kalitesi sağlam olan hastalarda kullanılır. Protezin yüzeyi özel gözenekli (titanyum plazma) bir yapıyla kaplıdır. Çimento kullanılmaz; protez kemiğin içine çok sıkı bir şekilde çakılır. Aylar içinde hastanın kendi sağlam kemiği, bu gözeneklerin içine doğru büyüyerek protezle biyolojik olarak bütünleşir (kaynar).
    • Robotik Kalça Protezi (Kusursuz Hassasiyet) Ortopedik cerrahinin ulaştığı en üst teknolojik noktadır. Kalça protezi ameliyatlarında insan elinin yapabileceği milimetrik hataları (yanlış açı, bacak boyu eşitsizliği) teorik olarak sıfıra indirir. Ameliyat öncesi çekilen 3 Boyutlu Tomografi ile hastanın kalça anatomisi bilgisayara yüklenir ve protezin yerleşeceği açı sanal ortamda kusursuzca planlanır. Ameliyat sırasında robotik kol, cerrahı yönlendirerek protezin sadece ve sadece önceden planlanan o kusursuz açıyla yerleştirilmesini sağlar. Robotik cerrahi sayesinde protez çıkığı riski minimuma iner ve protezin ömrü maksimum seviyeye çıkar.

    Neden Op. Dr. Fatih Volkan Tercan?

    Kalça cerrahisi; milimetrik hesaplamaların yapıldığı, biyomekanik vizyonun ve kusursuz el becerisinin zorunlu olduğu bir üst düzey ortopedi alanıdır.

    Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, kalça sorunlarında ezbere protez kararı almak yerine; kök hücre tedavilerinden, artroskopik kapalı onarımlara kadar tüm “eklem koruyucu” seçenekleri hastasının faydasına sunar. Protez cerrahisi kaçınılmaz olduğunda ise, en gelişmiş robotik teknolojileri ve minimal invaziv (küçük kesi) tekniklerini kullanarak kas dokusunu maksimum düzeyde korur. Amacımız; hastalarımıza sadece ağrısız bir kalça değil, üzerine güvenle basabilecekleri, ömür boyu onlara eşlik edecek kusursuz bir hareket özgürlüğü vermektir.

    SIKÇA SORULAN SORULAR

    Kasık bölgemde şiddetli ağrı var, fıtık mıyım yoksa kalça kireçlenmesi mi?

    Kasık ağrısı, hastalar tarafından genellikle fıtıkla karıştırılır. Ancak kasanın içine veya dize doğru vuran, özellikle merdiven çıkarken, çorap giyerken veya bacak bacak üstüne atarken artan kasık ağrılarının en büyük sebebi kalça eklemi sorunlarıdır (Kireçlenme, kemik çürümesi veya kalça sıkışması). Kesin ayrım için uzman bir ortopedi muayenesi şarttır.

    Kalça kireçlenmesi ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

    Eğer kireçlenme (koksartroz) başlangıç veya orta evredeyse, kıkırdak tamamen yok olmamışsa; fizik tedavi, kilo verme ve eklem içine uygulanan kök hücre (PRP) veya hyalüronik asit enjeksiyonları ile ameliyatsız olarak uzun yıllar idare edilebilir. Ancak kıkırdak tamamen bitmiş ve kemik kemiğe sürtüyorsa, tek ve kesin çözüm kalça protezi ameliyatıdır.

    Kalça protezi ameliyatından sonra bacaklarımda kısalık veya uzunluk farkı olur mu?

    Eski tip manuel ameliyatlarda bu risk mevcuttu. Ancak günümüzde uyguladığımız Robotik Kalça Protezi cerrahisi ve 3D bilgisayarlı planlama sayesinde protez, milimetrik bir hassasiyetle yerleştirilir. Bu teknoloji, insan eline bağlı hata payını sıfıra indirerek bacak boyu eşitsizliği riskini tamamen ortadan kaldırır.

    Robotik Kalça Protezi ameliyatından sonra ne zaman yürüyebilirim?

    Bu ameliyatlardan sonra hastalarımızı aylarca yatakta tutmuyoruz. Modern cerrahi teknikler ve robotik teknolojinin dokuya gösterdiği maksimum saygı (minimum kas kesisi) sayesinde, hastalarımız ameliyatın hemen ertesi günü üzerine tam yük vererek, walker (yürüteç) yardımıyla yürütülmektedir.

    Avasküler Nekroz (Kemik Çürümesi) neden olur, sadece yaşlılarda mı görülür?

    Hayır, Avasküler Nekroz (AVN) genellikle 30-50 yaş arası genç ve aktif bireylerde görülür. En yaygın sebepleri; başka hastalıkların tedavisi için bilinçsizce ve uzun süreli kullanılan yüksek doz kortizon ilaçları, aşırı alkol tüketimi veya geçirilmiş şiddetli kalça travmalarıdır. Erken evrede yakalanırsa kemik çökmeden (Core Dekompresyon ile) kurtarılabilir.

    Kalça kırığı ameliyatlarında neden genellikle "Yarım (Parsiyel) Protez" tercih ediliyor?

    İleri yaşlardaki kalça kırıklarında hastanın genel sağlık durumu saniyelerle yarışır. Amacımız kırığı kaynatmaya çalışarak hastayı aylarca yatağa mahkum etmek değildir. Yuva sağlamsa sadece kırılan top kısmına Yarım (Parsiyel) Protez takılır. Bu sayede ameliyat çok daha kısa sürer ve yaşlı hasta ertesi gün hemen ayağa kaldırılarak ölümcül yatak komplikasyonlarından (pıhtı, akciğer enfeksiyonu) kurtarılır.

    Bebekliğimde kalça çıkığım varmış ama geçmiş, ileride sorun yaratır mı?

    Eğer bebeklikteki Gelişimsel Kalça Çıkığı (Displazi) tamamen ve kusursuz bir şekilde tedavi edilmemişse, yuva sığ kalmış demektir. Bu anatomik bozukluk gençlik yıllarında hiçbir belirti vermese de, 20'li ve 30'lu yaşlarda eklemin anormal sürtünmesine ve çok erken yaşta şiddetli kalça kireçlenmesine yol açabilir.

    Kalça sıkışma sendromu (FAI) kapalı ameliyatla (Artroskopi) tedavi edilebilir mi?

    Evet. Gençlerde kasık ağrısının bir numaralı sebebi olan kalça sıkışması ve labrum (conta) yırtıkları, devasa kesilerle değil; sadece yarım santimetrelik birkaç delikten girilerek yapılan Kalça Artroskopisi ile tedavi edilir. Kamera eşliğinde fazla kemikler törpülenir ve yırtık dikilir. İyileşme süreci açık ameliyata göre inanılmaz derecede hızlıdır.

    Kalça protezi ömürlük müdür, kaç yılda bir değiştirilmesi gerekir?

    Eskiden kullanılan protezlerin ömrü 10-15 yıl ile sınırlıydı. Ancak günümüzde kullandığımız yeni nesil ultra dayanıklı seramik ve çapraz bağlı polietilen protezler, Robotik Cerrahi ile milimetrik açıyla (sürtünmesi en aza indirgenerek) yerleştirildiğinde, 25-30 yıl veya hastanın ömrü boyunca sorunsuz bir şekilde dayanabilmektedir.

    Kalça protezi ameliyatı olan biri spor yapabilir mi, bağdaş kurabilir mi?

    İyileşme süreci tamamlandıktan ve doktorunuz onay verdikten sonra (genellikle 3-6 ay arası) yüzme, bisiklet, yürüyüş, eliptik bisiklet ve hafif tempolu dans gibi düşük darbeli (low-impact) sporlar rahatlıkla yapılabilir. Robotik cerrahinin sağladığı mükemmel dizilim sayesinde, hastalarımız günlük yaşamlarında (dikkatli bir şekilde bağdaş kurma vb.) tama yakın hareket açıklığına kavuşurlar.
    Scroll
    Drag

    HAKKIMDA

    1992 yılında GATA Gülhane tıp fakültesini bitiren Dr. Fatih Volkan TERCAN aynı fakültede Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır. Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi ve Bursa Asker Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde çalışan Dr. Fatih Volkan TERCAN 2010 yılında silahlı kuvvetlerden emekli olmuştur. 

    İLETİŞİM

    bilgi@drfatihvolkantercan.com

    Ankara Yolu Caddesi No:44 (Büyükşehir Belediye Binası Karşısı) Osmangazi/BURSA