Op. Dr. Fatih Volkan Tercan

Kalça Protezi


    İLETİŞİM FORMU


    Randevu almak ve tüm sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.
    Sağlık danışmanlarımız en kısa sürede size dönüş yapacaktır.

    Kalça Protezi

    Kalça protezi, kalça ekleminde ileri derecede kireçlenme, kırık, avasküler nekroz veya romatizmal hastalıklar sonucu hasar gören eklem yüzeylerinin, biyouyumlu yapay implantlarla değiştirilmesi işlemidir. Kalça eklemi vücudun yük taşıyan en önemli eklemlerinden biri olduğu için, bu bölgede oluşan hasar hastanın yürümesini, oturup kalkmasını ve günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlar.

    Kalça ağrısı zamanla artıyor, gece uykudan uyandırıyor ve yürüme mesafenizi kısaltıyorsa, bu durum basit bir ağrı sorunu olmaktan çıkmış olabilir. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, kalça protezi tedavisinde temel hedefin yalnızca ağrıyı azaltmak değil, hastaya güvenli ve dengeli bir hareket kabiliyeti kazandırmak olduğunu vurgular. Doğru hasta seçimi ve uygun cerrahi teknikle yapılan kalça protezi uygulamaları, hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır.

    Kalça Protezi Ameliyatı

    Kalça protezi ameliyatı, hasarlı kalça ekleminin cerrahi olarak çıkarılıp yerine yapay eklem bileşenlerinin yerleştirildiği bir operasyondur. Bu ameliyat sırasında uyluk kemiğinin (femur) başı çıkarılır, leğen kemiğindeki (asetabulum) aşınmış yüzey temizlenir ve yerine metal, seramik veya yüksek dayanımlı plastikten oluşan protez parçaları yerleştirilir.

    Kalça protezi ameliyatı öncesinde hastanın yaşı, kemik yapısı, kilo durumu, aktivite seviyesi ve mevcut hastalıkları ayrıntılı şekilde değerlendirilir. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, ameliyat öncesi planlamanın, ameliyatın kendisi kadar önemli olduğunu belirtir. Uygun planlama sayesinde ameliyat sonrası ağrı kontrolü daha başarılı olur ve hastalar daha hızlı ayağa kalkabilir.

    Genellikle ameliyat sonrası ilk günlerde hasta ayağa kaldırılır, kısa sürede yürüme egzersizlerine başlanır. Uygun cerrahi teknik ve düzenli rehabilitasyon ile kalça protezi ameliyatı sonrası hastalar günlük yaşamlarına güvenle dönebilir.

    Kalça Protezi Çeşitleri Nelerdir?

    Her kalça sorunu aynı değildir. Bu nedenle tek tip protez yaklaşımı doğru değildir. Kalça protezi çeşitleri, hastanın mevcut sorununa göre planlanır.

    Total Kalça Protezi

    Total kalça protezi, hasar görmüş eklemin her iki tarafının (hem uyluk kemiği başı hem de leğen kemiğindeki yuva) vücutla uyumlu yapay bileşenlerle değiştirildiği cerrahi bir işlemdir. İleri derece kalça kireçlenmesi (artroz), şiddetli romatizmal hastalıklar ve avasküler nekroz (kemik ölümü) gibi durumlarda en sık tercih edilen ve kalıcı çözüm sunan yöntemdir. Hastayı şiddetli ağrılardan kurtaran bu yöntem, uzun ömürlü yapısı ve yüksek hasta memnuniyetiyle en güvenilir kalça protezi seçeneklerinin başında gelir.

    Parsiyel Kalça Protezi (Yarım Protez)

    Halk arasında yarım protez olarak da bilinen parsiyel kalça protezi, leğen kemiğindeki yuvanın sağlam olduğu, genellikle ileri yaş hastalarda görülen kalça kırığı vakalarında uygulanır. Bu yöntemde sadece hasar gören uyluk kemiği başı değiştirilir. Ameliyat süresinin çok daha kısa olması ve kırık sonrası hastanın erken mobilizasyonu (hızlıca ayağa kaldırılıp yürütülmesi) sağlanarak yatağa bağımlılığın önüne geçilmesi en büyük avantajıdır.

    Yüzey Kaplama (Resurfacing) Protezi

    Özellikle genç ve aktif hastalarda tercih edilebilen yüzey kaplama protezi, uyluk kemiği başının tamamen kesilmeden sadece yüzeyinin özel bir başlıkla kaplandığı yenilikçi bir yöntemdir. Hastanın sağlıklı kemik dokusu büyük oranda korunduğu için ilerleyen yaşlarda avantaj sağlar. Ancak anatomik olarak her hasta için uygun bir seçenek değildir. Bu nedenle, işlemin uygulanabilirliği mutlaka alanında deneyimli bir ortopedi uzmanı tarafından titizlikle değerlendirilmelidir.

    Sementli ve Sementsiz Protez

    Ameliyatta kullanılacak protezin kemiğe tutunma şekline göre iki farklı teknik mevcuttur. Sementli protezler, kemik erimesi (osteoporoz) bulunan hastalarda protezin kemiğe özel bir kemik çimentosu ile anında ve sağlam şekilde sabitlenmesini sağlar. Sementsiz protezlerde ise üzeri özel gözenekli yapıya sahip protez, hastanın kendi kemiğine zamanla kaynama (biyolojik büyüme) yoluyla tutunur. Hangi yöntemin seçileceği; hastanın kemik kalitesi, yaşı ve aktivite düzeyine göre belirlenir. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, yaptığı detaylı değerlendirmelerle her hasta özelinde en güvenli ve uzun ömürlü tutunmayı sağlayacak seçeneği titizlikle belirlemektedir.

    Kalça Kireçlenmesi (Osteoartrit)

    Osteoartrit – kalça kireçlenmesi, kalça eklemini oluşturan kıkırdak dokunun zamanla aşınması ve eklem yüzeylerinin bozulmasıyla ortaya çıkan dejeneratif bir hastalıktır. Halk arasında en sık kalça kireçlenmesi olarak bilinir. Hastalar genellikle kasık bölgesinde başlayan ve uyluğa yayılan ağrı, sabahları hareketle açılan tutukluk ve yürüme mesafesinde belirgin azalma şikâyetleri yaşar. Hastalık ilerledikçe ağrılar istirahatte ve gece saatlerinde de görülmeye başlar. İleri evre osteoartritte eklem kıkırdağı tamamen kaybolur ve bu aşamada kalça protezi ameliyatı, hastanın ağrısız hareket edebilmesi için en uygun tedavi seçeneği

    Kalça Kırığı

    Kalça kırığı özellikle ileri yaş hastalarda düşme sonrası sık görülür ve acil cerrahi müdahale gerektirir. Bazı kırık tiplerinde kemiğin kaynaması zor veya mümkün değildir. Bu gibi durumlarda kalça protezi ameliyatı, hastanın kısa sürede ayağa kaldırılmasını sağlar. Uzun süre yatakta kalmak; pıhtı oluşumu, akciğer enfeksiyonu ve kas kaybı gibi ciddi riskler taşıdığı için kalça kırığında protez cerrahisi hayati önem taşır.

    Aseptik Nekroz (Avasküler Nekroz)

    Aseptik nekroz, kalça başının kanlanmasının bozulması sonucu kemik dokuda çökme meydana gelmesiyle ortaya çıkar. Genellikle genç ve orta yaşlı bireylerde görülür. Hastalık erken evrede fark edilmezse hızlı ilerler ve eklem yüzeyi çöker. Bu aşamada ağrılar şiddetlenir ve hareket ciddi şekilde kısıtlanır. İleri evre aseptik nekrozda kalça protezi, hastaya ağrısız ve stabil bir eklem kazandırır.

    Doğumsal Kalça Çıkığı

    Kalça kırığı özellikle ileri yaş hastalarda düşme sonrası sık görülür ve acil cerrahi müdahale gerektirir. Bazı kırık tiplerinde kemiğin kaynaması zor veya mümkün değildir. Bu gibi durumlarda kalça protezi ameliyatı, hastanın kısa sürede ayağa kaldırılmasını sağlar. Uzun süre yatakta kalmak; pıhtı oluşumu, akciğer enfeksiyonu ve kas kaybı gibi ciddi riskler taşıdığı için kalça kırığında protez cerrahisi hayati önem taşır.

    Kalça Çıkığı

    Travma sonrası gelişen kalça çıkıkları veya doğuştan gelen yapısal bozukluklara bağlı çıkıklar, eklem yüzeylerinde ciddi hasar oluşturabilir. Tekrarlayan çıkıklar kalça ekleminin stabilitesini bozar ve ağrıya yol açar. İleri vakalarda kalça çıkığı ameliyatı ile birlikte kalça protezi uygulanması gerekebilir. Bu yaklaşım, eklemin tekrar çıkmasını önler ve hastanın güvenli şekilde yürümesini sağlar.

    Kalça Sıkışması

    Kalça sıkışması, uyluk kemiği ile leğen kemiği arasındaki anatomik uyumsuzluk sonucu oluşur. Hareket sırasında kemiklerin anormal teması kıkırdak ve labrum hasarına yol açar. Tedavi edilmediğinde erken kalça kireçlenmesi gelişir. İleri evre hasarlarda kalça protezi ameliyatı gerekebilir.

    Labrum Yırtıkları

    Labrum, kalça eklemini çevreleyen ve eklem stabilitesini sağlayan önemli bir dokudur. Labrum yırtıkları, özellikle genç ve aktif bireylerde görülür. Uzun süre tedavi edilmeyen labrum yırtıkları eklem yüzeyine zarar vererek ilerleyen dönemlerde kalça protezi ihtiyacına neden olabilir.

    Kalça Protez Ameliyatı Nasıl Yapılır?

    Kalça protezi ameliyatı, hasar görmüş kalça ekleminin çıkarılarak yerine biyouyumlu yapay eklem parçalarının yerleştirilmesi işlemidir. Amaç; ağrıyı ortadan kaldırmak, eklem hareket açıklığını artırmak ve hastanın günlük yaşamına güvenle dönmesini sağlamaktır. Ameliyat, genel ya da spinal anestezi altında yapılır ve hastanın yaşına, kemik yapısına ve eklem hasarının derecesine göre planlanır.

    Cerrahi sırasında uyluk kemiği başı çıkarılır, leğen kemiğindeki yuva özel aletlerle hazırlanır ve protez bileşenleri yerleştirilir. Protez; metal, seramik ve özel plastik yüzeylerden oluşur. Doğru yerleştirilmiş bir kalça protezi, eklemin doğal hareketini taklit edecek şekilde çalışır. Bebeklikte doğumsal kalça sorunları yaşamış erişkinlerden, genç yetişkinlere ve ileri yaştaki hastalara kadar geniş bir hasta grubunda kalça protezi ameliyatı başarıyla uygulanabilmektedir.

    Kalça Protezi Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

    Başarılı bir kalça protezi ameliyatı için ameliyat öncesi hazırlık süreci büyük önem taşır. Bu dönemde hastanın ayrıntılı ortopedik muayenesi yapılır, röntgen ve gerekli durumlarda MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Ayrıca kan testleri, kalp ve akciğer değerlendirmeleri gerçekleştirilir.

    Hastanın kullandığı ilaçlar gözden geçirilir; kan sulandırıcı ilaçlar planlı şekilde düzenlenir. Enfeksiyon riskini azaltmak için gerekli önlemler alınır. Genç ve aktif hastalarda kemik kalitesi değerlendirilirken, yaşlı hastalarda genel sağlık durumu ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınır. Çocukluk çağında kalça sorunları yaşamış bireylerde ise eklem anatomisi detaylı olarak analiz edilir. Bu kişiye özel hazırlık süreci, kalça protezi cerrahisinin güvenliğini ve başarısını doğrudan etkiler.

    Kalça Protezi Ameliyatı Sonrası

    Kalça protezi ameliyatı sonrası dönem, iyileşmenin en önemli aşamasıdır. Hastalar genellikle ameliyattan sonraki ilk 24 saat içinde ayağa kaldırılır. Erken mobilizasyon, pıhtı oluşumu ve kas kaybı gibi riskleri azaltır. Fizik tedavi süreci, hastanın yaşına ve genel durumuna göre planlanır.

    İlk haftalarda yürüteç veya koltuk değneği desteğiyle yürüyüş önerilir. Zamanla kas gücü arttıkça hasta desteksiz yürümeye geçer. Günlük yaşam aktivitelerine dönüş süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte, çoğu hasta birkaç hafta içinde ağrısız şekilde hareket etmeye başlar. Doğru uygulanmış bir kalça protezi, hastaya uzun yıllar güvenli ve konforlu bir yaşam sunar.

    Kalça Protezi Ameliyatı Riski ve Avantajları

    Her cerrahi işlemde olduğu gibi kalça protezi ameliyatı da belirli riskler içerir. Enfeksiyon, pıhtı oluşumu, protez çıkığı ve nadiren protez gevşemesi bu riskler arasında yer alır. Ancak modern cerrahi teknikler, sterilizasyon yöntemleri ve ameliyat sonrası takip sayesinde bu riskler oldukça düşüktür.

    Avantajları ise oldukça belirgindir. Kalça protezi, uzun süredir devam eden ağrıyı ortadan kaldırır, hareket kabiliyetini artırır ve hastanın bağımsız yaşamına geri dönmesini sağlar. Genç hastalarda yaşam kalitesi yükselirken, yaşlı hastalarda yatağa bağımlılık ve düşme riski azalır. Doğru hasta seçimi ve uygun cerrahi planlama ile kalça protezi ameliyatı, günümüz ortopedisinde en yüz güldürücü tedavilerden biri olarak kabul edilmektedir.

    Op. Dr. Fatih Volkan Tercan ile İletişime Geçin

    Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, kapalı omuz ameliyatıOmuz Çıkıklarında Artroskopik TedaviDonuk omuzda Artroskopik TedaviOmuzda Yırtıklarda Artroskopik Tedavi ve Omuzda Sıkışmada Artroskopik Tedavi alanlarında güncel cerrahi teknikleri bireye özel yaklaşımla uygulamaktadır.

    Amacı:

    • Gereksiz açık ameliyatlardan kaçınmak
    • Eklem ve dokuları mümkün olduğunca korumak
    • Hastayı güvenli ve kalıcı şekilde sağlığına kavuşturmaktır

    Bu yaklaşım, ameliyat başarısını ve hasta memnuniyetini doğrudan artırır.

    SIKÇA SORULAN SORULAR

    Omuz artroskopisi nedir ve hangi hastalıklarda uygulanır?
    Omuz ekleminin içini yarımşar santimetrelik küçük kesilerden kamera (artroskop) ile görüntüleyerek kapalı yöntemle tedavi etme işlemidir. En sık kas ve tendon yırtıkları (rotator kılıf), tekrarlayan omuz çıkıkları (Bankart lezyonu), omuz sıkışma sendromu ve donuk omuz tedavilerinde uygulanır.
    Ameliyat sırasında uyutulacak mıyım, işlem sonrası çok ağrım olur mu?
    İşlem genellikle genel anestezi veya sadece omuzdan kola giden sinirlerin uyuşturulduğu (sinir bloku) yöntemlerle yapılır. Uygulanan sinir bloku sayesinde ameliyat sonrası ilk 12-24 saatlik kritik dönemde ağrı minimum seviyede hissedilir ve iyileşme süreci çok daha konforlu başlar.
    Hastanede yatmam gerekir mi?
    Kapalı ameliyatın en büyük avantajlarından biri hızlı taburculuktur. Hastalarımız yapılan işlemin büyüklüğüne göre genellikle ameliyat günü veya tedbir amaçlı sadece 1 gece hastanede gözetim altında tutulduktan sonra evlerine uğurlanır.
    Ameliyattan sonra kol askısı kullanmam şart mı?
    Bu durum yapılan onarıma bağlıdır. Sadece temizlik veya gevşetme işlemlerinde hemen kol hareketlerine izin verilebilirken; kas, tendon veya kıkırdak dikimi (rotator kılıf onarımı) yapılan durumlarda dikilen dokuların güvenle kaynaması için ortalama 3 ila 6 hafta arası omuz askısı kullanmanız gerekebilir.
    Omuz ameliyatı sonrası fizik tedaviye gerek var mı?
    Kesinlikle evet. Omuz, işlem sonrası sertleşmeye (donmaya) en müsait eklemlerden biridir. Ameliyat mekanik onarımı sağlarken; eklem hareket açıklığını tam olarak geri kazanmak ve kasları güçlendirmek, aksatılmadan uygulanacak fizik tedavi ve egzersiz programı ile mümkündür.
    İşe, araba kullanmaya ve spora ne zaman dönebilirim?
    Masa başı çalışan hastalar kol askısıyla birlikte genellikle 1-2 hafta içinde işlerine dönebilirler. Araba kullanmaya omuz askısı çıktıktan ve yeterli hareket açıklığı kazanıldıktan sonra (yaklaşık 6-8 hafta) izin verilir. Yüzme, tenis veya ağırlık kaldırma gibi aktif omuz kullanımı gerektiren sporlara dönüş ise doku iyileşme hızına bağlı olarak 4 ile 6 ayı bulabilir.


      İLETİŞİM FORMU


      Randevu almak ve tüm sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.
      Sağlık danışmanlarımız en kısa sürede size dönüş yapacaktır.

      Scroll
      Drag

      HAKKIMDA

      1992 yılında GATA Gülhane tıp fakültesini bitiren Dr. Fatih Volkan TERCAN aynı fakültede Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır. Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi ve Bursa Asker Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde çalışan Dr. Fatih Volkan TERCAN 2010 yılında silahlı kuvvetlerden emekli olmuştur. 

      İLETİŞİM

      bilgi@drfatihvolkantercan.com

      Ankara Yolu Caddesi No:44 (Büyükşehir Belediye Binası Karşısı) Osmangazi/BURSA